Bakan Tekin, Makbule Küçükçalık İlkokulu Açılış Töreni’ne Katıldı

Bakan Tekin, Makbule Küçükçalık İlkokulu Açılış Töreni’ne Katıldı

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Erzurum’un Palandöken ilçesinde yapımı tamamlanan 12 derslikli ve 360 öğrenci kapasiteli Makbule Küçükçalık İlkokulunun açılışına katıldı.

Bakan Tekin, Küçükçalık ailesi tarafından yapımı tamamlanan Makbule Küçükçalık İlkokulunun açılışında yaptığı konuşmasında normal koşullarda sadece hayırseverlerin yaptırdığı okulların açılışına gittiğini söyledi.

Bunun gerekçesinin hayırsever aileye teşekkür etmek olduğunu bildiren Tekin, “Bu vesileyle bugün de Yılmaz Bey’e (Küçükçalık) teşekkür etmek için buradayız.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’de eğitim öğretim altyapısına ne kadar önem verdiğinin bilinmesi açısından eğitimle ilgili rakamlar paylaştığını anlatan Tekin, şöyle devam etti:

“Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakan olmadan önce Erzurum’da 176 bin öğrencimiz varmış. Bugün 2025-2026 eğitim öğretim yılında Erzurum genelinde 156 bin 591 öğrencimiz var. Yani öğrenci sayımız 20 bin civarında azalmış. Biz 2002 yılında 176 bin öğrenciye 7 bin öğretmenimizle hizmet veriyormuşuz. Şimdi öğrenci sayısı düşmesine rağmen öğretmen sayımız 12 bin 549 olmuş, yani yaklaşık iki katına çıkmış. Rakamlar ortada, ben bu muhalefetin niye itiraz ettiğini gerçekten anlamıyorum.

Bir başka rakam daha vereyim. 2002’de 176 bin öğrenci 5 bin 500 sınıfta ders görüyormuş. Bu 5 bin 500 sınıfın yaklaşık yarısı bugün yok; yıkılmış, yeniden yapılmış, ekonomik ömrünü tamamlamış yeniden yapmışız. Şöyle düşünün 5 bin 500 dersliğimizin yaklaşık 2 bin 500’ü 2002 öncesinden kalma. Peki, şimdi kaç sınıfımız var? Şimdi de 9 bin 121 sınıfımız var. Yani öğrenci sayımız azalmasına rağmen sınıf sayımız 2 kat artmış. Erzurum’da 2002’de hiç Bilim Sanat Merkezi yokmuş, şimdi dört tane var. O zaman okullarımızdaki spor salonları ile beraber 36 tane okulumuzda spor salonu varmış, şu anda 168 okulumuzda spor salonu var. Rakamları böyle ifade etmek mümkün. Bunları tıpkı hayırseverimize teşekkür ettiğimiz gibi, eğitim öğretimi Türkiye’deki en önemli problem olarak görüp bu konuda yatırım yapan Sayın Cumhurbaşkanımıza da huzurlarınızda teşekkür ediyorum, Allah kendisinden razı olsun.”

Okullarda ramazan etkinliği

Okullardaki ramazan etkinliklerine değinen Tekin, şunları kaydetti:

“Millî Eğitim Bakanlığı olarak toplumumuzu bir arada tutan, milletimizi kökleriyle barışık bir şekilde, güçlü bir biçimde geleceğe taşıyacak bütün değerlerimizi çocuklarımıza kazandırmak istiyoruz. Toplumda yardımlaşmayı, dayanışmayı, birlik beraberliği salık veren, bunu teşvik eden, bu yönüyle de millî birliğimizin sağlanmasına önemli bir katkısı olan ramazan ayını Millî Eğitim Bakanlığı olarak milletçe çocuklarımızla, öğretmenlerimizle, velilerimizle bir şenlik havasında karşılama üzerine bir gelenek başlatmıştık. Televizyonlarda görüyorsunuz, şu anda Türkiye’de bütün okullarda oruç tutan tutmayan bütün çocuklarımız ramazanı bu anlamda millî birliğin, beraberliğimizin, millî dayanışmanın bir aracı ve parçası olarak heyecanla ve sevinçle karşılıyor. Ben de bu vesileyle hepinizin ramazanışerifini tebrik ediyorum. İnşallah sağlıkla, mutlulukla, afiyetle Cenabıallah bizi bayrama da eriştirir.”

Hayırsever Küçükçalık ailesine teşekkür eden Tekin, aileye bir okul ihtiyacı daha olduğunu söylemesi üzerine tereddüt etmeden kabul ettiklerini ve Erzurum’a bir okul daha yaptıracaklarını belirtti.

Bakan Tekin’in hayırsever Yılmaz Küçükçalık’a plaket takdim ettiği programda, kurdele kesilerek okulun açılışı yapıldı. Daha sonra sınıfları gezerek öğrencilerle sohbet eden Bakan Tekin, çocukların okuduğu manileri dinledi, bir sınıfta da öğrencilerin Hacivat-Karagöz canlandırmasını izledi.

Programa, Vali Vekili Ahmet Özdemir, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Palandöken Kaymakamı Yunus Kızılgüneş, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı.

Tekin, öğretmenlerle bir araya geldi

Bakan Yusuf Tekin, okulun açılışını yaptıktan sonra öğretmenlerle de bir araya geldi. Tekin, meslektaşlarıyla sohbetinde Millî Eğitim Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) farklı görevlerinin olduğunu söyledi.

Cumhuriyeti kuranların bu iki kurumdan da başka beklentileri olduğunu dile getiren Tekin, “Biz de öğretim işi yapacağız ama asıl bizim eğitim yapmamız lazım. Hangi konuda eğiteceğiz? Bu çocukları, bu milletin bir ferdi olmaktan, bu ülkenin bir vatandaşı olmaktan gurur duyan bireyler olarak yetiştirmek bizim asli işlerimiz. Bunu yaptıktan sonra öğretim işi devreye giriyor. Bu sadece bizim değil, ailelerin de işi ama biz bunu da gündemimize alacağız.” ifadelerini kullandı.

Tekin, bazı değerlerin içinin boşaltılmaya başlandığını belirterek  “Son birkaç yıldır sadece Türkiye’de değil; dünyanın her yerinde bu konuların biraz eksik olduğunu gördüğümüz için aile, milli birlik, bağımsızlık, vatandaşlık, vatanseverlik gibi kavramların içinin boşalmaya başladığı, küresel dünya vatandaşlığı gibi bazı kavramların empoze edildiği bir dünya yaşıyoruz şu anda. Çocuklarımızın bir şekilde bu değerlere sahip olması lazım. Bize canlarını feda ederek bu toprakları vatan olarak emanet eden atalarımıza başka türlü vefa borcumuzu ödeyemeyiz. Ondan hareketle biz geçen sene ‘Çanakkale’den Gazze’ye Vatan Savunması’ teması başlattık. Bu yıl eylül ayında ‘Mavi Vatan’ üst başlığıyla yeşil ve orman üzerine… Bu coğrafyadaki maddi manevi her şey bize emanet. Bu bilinçle korumamız gerekir mantığıyla bir süreç başlattık. Bu yıl şubat ayının ilk haftasında da bayrak temasıyla okullarımızı açtık. Yani burada yapmak istediğimiz şey şu: Eğitim öğretim sürecini takip ettiriyoruz ama çocuklarımıza bizi bir arada tutan değerleri bir farkındalık oluşturarak, çocuklarımızın okulunun bu anlamdaki işlevini görmelerini sağlamak.” şeklinde konuştu.

Bunu yaptıklarında toplumun tamamının, televizyonların, gazetelerin o hafta bayrağı tartıştığını aktaran Tekin, her yerde bayrakla ilgili görsellerin paylaşıldığını anlattı.

Bakan Tekin, konuşmasına şu şekilde devam etti:

“Biz size gönderdiğimiz Genelge’de kimsenin dini inancını sorgulamadık Çünkü o bizim işimiz değil. Kimin oruç tuttuğu, kimin tutmadığı… o da beni ilgilendirmiyor, o başka bir konu. Biz neredeyiz? Biz ramazan ayında evinde pişen yemeğin kokusuna komşusunu ortak etmek isteyen… Hayır, dayanışma duygularımızı en üst seviyeye çıkaran, toplumda küslükleri ve dargınlıkları kaldıran, kötü davranmayı ve birbirimize kötü muameleyi en azından bir süre için kaldıran ve erteleyen, kardeşlik ikliminin oluştuğu bir şey… Bizim çocukluğumuzda böyleydi. Çocukken ramazanda top oynarken bile kavga etmezdik ki ramazanda kavga edilmez, derdik. Mesele oruç tutup tutmamak değil, o başka bir şey. 

Yani orada bizim millî bir değerimiz bu. Biz bunu yaptık. Dün sosyal medyada okuma yazma bilmeyen insanlar ki unvanları var bunların, bildiri yayınlamışlar. Şimdi yayınladıkları bildiride kullandıkları şeye bakın. Ben yazıda anayasadan, kanunlardan, millî birlikten, dayanışmadan bahsetmişim… Adam ‘Talibanizm’ diyor. Yani bunu nereden çıkarıyorsunuz? Bir sonraki paragrafta da çok enteresan, yani yukarıda ‘Talibanizm’ diyor altta da diyor ki ‘Trump’ın bu bölgedeki payandası olmak.’ Şimdi Taliban mı Trump mı? Bir karar verin. Burada çok açık bir şekilde toplum değerlerini, toplumun bu konudaki hassasiyetini bilmeyen insanların uydurduğu dedikodular…”

Yukarı